GODOT'U
BEKLERKEN
Samuel Becket
Ankara Sanat Tiyatrosu

| Sanat Yönetmeni | Rutkay Aziz |
| Yöneten | Işık Toprak |
| Dekor | Yücel Tanyeri |
| Giysi | Fatma Görgü |
| Işık | Fahrettin Özen |
| Pozzo | Erol Demiröz |
| Estragon | Hakan Salınmış |
| Lucky | Cengiz Sezgin |
| Vladimir | Umut Toprak |
| Vladimir | Devrim Evin |
| Çocuk | M. Emir Polat |
| Yönetmen Yardımcısı | Şirin Aktemur Toprak |
| Yönetmen Yardımcısı | Günay Ballıkaya |
Godot...
Belki de uzatmalı bir umut haline gelen Barış'tır
Çağdaş dünya tiyatrosunun “klasik”lerinden başlıcası sayılan “Godot'yu Beklerken” çokanlamlılığı dolayısyla değişik yorumlara uğramış olmakla birlikte, ana tema olarak “bekleme durumu”nu insan yaşamına ilişkin ve evrensel bir mesel içinde ve komik olana indirgenmiş biçimde verir.
Oyun kişileriyle komik grotesk bir soytarı tiyatrosu özelliğini gösteren “Godot'yu Beklerken”, beklemeyi insan varoluşunun kendi bir durumu gibi alarak, insan yaşamının bu saçmalığını, bekleye bekleye vakit geçirme biçimleri içinde eğretiler. Burada insanların neyi ya da kimi, niçin beklediği ya da Godot'nun neyi ya da kimi temsil ettiği belli değildir; ancak hep aynı şeyler kendisini yineler. Hep insanın varoluşunun anlamına ilişkin sorular sorulur, hep de yanıtlar alınamaz, çünkü yanıt yoktur. Böylece, varoluşunun anlamına ve temel yaşam deneyimine yeni bir biçim ve anlatım kazandırışıyla, Godot'yu Beklerken, uyumsuz tiyatronun baş örneklerinden biri olma özelliğini de kazanır. Oyunun aykırı yanı başarı elde edilmesini sağlar.
“Godot... O hep bir beklenendir. O hep bir umuttur. Ülkelere, toplumlara göre farklı bir beklentidir.”
Godot amansız hastanın sağlık bekleyişidir, dar gelirlinin piyango biletinin büyük ikramiyeyi kazanmasının bekleyişidir. Sömürülenlerin sömürünün bitmesini bekleyişidir, memurun terfi bekleyişidir. Belki Kıbrıs'ta “uzatmalı bir umut” haline gelen BARIŞIN bekleyişidir. Irak'ta özgürlüğe susamış insanların vatanlarının bağımsızlığa ve özgürlüğe kavuşmasının bekleyişidir.
Godot'yu Beklerken, kuşkusuz zamanımızın belki de tüm zamanların imgelemini yakalamıştır.
Türk Tiyatrosu'na 40 yıldır katkıda bulunan, birikimi, deneyimi ve geçirdiği sınavlarla saygınlık kazanan Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) 1963 yılında kurulup perdelerini “Godot'yu Beklerken” oyunuyla açmıştı. AST, 40. yılını ilk oyunları “Godot'yu Beklerken”i yeniden sahneleyerek kutluyor. 40. yılında Ankara Sanat Tiyatrosu’nu (AST) I. Uluslararası Kıbrıs Tiyatro Festivali'nde bir başyapıtla izleyeceğiz.

“AST’ın işlevi devrimcidir... AST’ın geleceği, ülkenin geleceği ile çok bağlantılıdır... Tiyatro sahnesinde ihtilal olmaz belki, ama düşünce ve duygularda ihtilale yol açabilir. Tiyatronun, şu kadar yıllık insanlık tarihinde, insanlık ölmedikçe ölmeyecek bir sanat olma gibi kalıcı, soylu bir işlevi var.”
Rutkay Aziz
Yer / Tarih: YDÜ Lefkoşa, 23 Haziran Pazartesi