program sayfası


NÂZIM HİKMET 100 YAŞINDA

NÂZIM’A ARMAĞAN
Nâzım Hikmet

Yapımcı Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali
Tasarlayan ve Yöneten Genco Erkal
Müzik Direktörü Selim Atakan
Özgün Müzik Selim Atakan
Kareografi Zeynep Tanbay
Sahne Tasarımı Metin Deniz
Giysi Tasarımı ARTİZAN- Bilge Mestci
Işık Tasarımı Kemal Yiğitcan
Prodüksiyon Amiri Bozkurt Karasu
Dekor Uygulama Gökhan Urulu
Yönetmen Yardımcıları Erdem Akakçe, Bengi Heval Öz
Fotoğraflar Aylin Özmete


Yorumcular:
Ayla Algan, Zeliha Berksoy, Genco Erkal, Yıldız Kenter, Julide Kural, Zuhal Olcay, Tilbe Saran, Sema, Zeynep Tanbay, Işık Yenersu.

 

Yeni Bir Yolculuk
Genco Erkal

24 yaşıma gelene dek ben Nâzım’sız bir dünyada yaşadım. Yasaklıydı, tanımıyordum. Ben onu keşfettiğimde o artık bu dünyada değildi, ama içime öyle bir ateş düşürdü ki, kırk yıldır söndüremedim. Onu ilk okuduğumda duyduğum coşku içime sığmaz oldu. Bu duyguyu birileriyle paylaşabilmek, bu şiiri birilerine dinletebilmek, gösterebilmek istedim. İlk kez şiir bana “göründü” çünkü. Bu şiir içinde tiyatroyu taşıyordu, onu mutlaka sahne diline çevirmek gerekiyordu, ama nasıl?

Yıllar boyu kıvrandıktan sonra, 1975’te “Kerem gibi”çıktı ortaya. Sanırım ülkemizde ilk şiir-tiyatro denemesiydi. Sadece ozanın dizelerinden oluşan bir özyaşam öyküsü, bir otoportre. Nâzım’a ilk yolculuğumdu bu.

Daha sonraları bir çok buluşmamız daha oldu. “Her Gün Yeni Baştan”, “Merhaba”, “Sevdalı Bulut” (Yöneten: Mehmet Ulusoy), “İnsanlarım” da hep Nâzım’la birlikteydik. Sidney’den New York’a, Selânik’ten Paris’e, Stokholm’e, Berlin’den Moskova’ya, dünyanın dört bir köşesini birlikte dolaştık.

Bugün Nâzım Hikmet’in şiir dünyasında yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu kez tek kişilik bir oyun değil söz konusu olan. Tiyatromuzun seçkin yıldızlarıyla birlikte, hepimizin sevgilisi olan bu büyük ozana 100. doğum yıldönümü için bir armağan hazırlıyoruz. Aklımızın, yüreğimizin üretebileceği en güzel, en anlamlı armağan olsun istiyoruz.

Benim dışımdaki oyuncuların hepsi kadın... Hayır, Nâzım’ın aşklarını anlatmıyoruz. Her konuyu magazinleştirmede eşi benzeri bulunmayan anlı şanlı medyamıza bırakıyoruz o işi. Bizim niyetimiz başka. Nâzım’ın şiirinde kadın, hem ana , hem kardeş, hem sevgili, hem yoldaş olmanın ötesinde başka anlamlar kazanıyor. Hapisteyken özgürlük oluyor, sürgünde hasret, memleket. Toprak olabiliyor, doğduğu şehir, kavga, bayrak, sosyalizm... Hep özlenen, yaklaştıkça uzaklaşan, bir türlü ulaşılmayan... Ferhat’ın, Kerem’in aşkı gibi. Fazla söze gerek yok. Bizim işimiz anlatmak değil çünkü, göstermek, paylaşmak. Daha doğrusu, bir şeyler arıyoruz diyelim, keşfetmeye çalışıyoruz. Yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Var mısınız?

Selim Atakan’ın besteleri dışında gösteride yer alan Nâzım şarkıları:

Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali , bu yapımın gerçekleşmesinde katkıda bulunan AKBANK’a teşekkür eder.

Projenin oluşturulmasında NÂZIM HİKMET KÜLTÜR VE SANAT VAKFI’ nın arşivinden yararlanılmıştır.

 

21 Ağustos 2002,  Çarşamba
21.00
Salamis Antik Tiyatro