Habbecik
"Siz bakmayın onların öyle su üstündeki kuğular gibi sessiz ve sakin, yüzercesine çaldıklarına, onlar ayakları ile suyun altında fırtınalar kopartırlar." Levent Altındağ
![]() |
Habbecik Türkiye'nin önde gelen, ama ön planda yer almadığı için sadece belli bir kesim tarafından tanınan müzisyenlerinden oluşuyor. Soprano ve tenor saksofon ile flütte 'yanık yanık' çalışıyla Türkiye'de ve hatta dünyada eşi benzeri bulunmayan Levent 'Levo' Altındağ, tuşlu çalgılarda Türkiye'nin ilk ve tek bağlama konçertosunun bestecisi Cengiz Özdemir, gitarda birçok genç gitariste ilham kaynağı olmuş olan Berç 'Beco' Yeremyan |
ile altyapıyı gönül rahatlığıyla emanet ettikleri iki pırıl pırıl isim, bas gitarda modern elektrik basın genç kuşaktaki en iyi temsilcilerinden Eylem Pelit ile davulda derin müzikal birikimi ve sağlam tekniğiyle her müzikal ortamın en aranan isimlerinden Volkan Öktem ve tabii ki de vurmalı çalgılarda altyapıyı lezzetli dokunuşlarıyla destekleyen Cem Erman, Habbecik'in temel taşları.
Grup elemanlarının hepsi farklı projelerde çalıyorlar ama Habbecik'in hayatlarında ayrıcalıklı bir yeri var. Grubu onlar için özel kılan ise müzikal kalitesi, müzisyenler arasındaki uyum ve muhteşem espri anlayışı. Tabii bir de saygı konusu var ki onu da Levo'dan dinlemek lazım. "Ben bir büyük olarak bana olan saygılarını izliyorum, hareketlerini inceliyorum ve henüz hiçbir falsolarını göremedim."
Habbecik'in müziğini cazla Türk ezgilerinin mutlu birlikteliği olarak adlandırmak mümkün, ama bu sentez yapma çabasıyla ortaya çıkmış bir müzik değil. Grup elemanlarının ilgilendiği ve dinlediği dünya müzikleri, Türkiye'de yetişmiş olmanın müzikal artılarıyla birleşince zaten ortaya ister istemez bu müzik çıkıyor. "Damarlarımızda dolaşan kanda var bu his." diyor Levent Altındağ, "Tabii belki Kandıralı gibi çalamam çünkü onun kadar hissetmiyorum ama içimde var bu benim. Bütün Türk müzisyenlerinin içinde vardır aslında bu, fakat bir türlü caza Türk müziğini yakıştırmazlar. Oysa bu müzikte de armoni dahilinde çalınan emprovizasyonlar var. Makamların hepsi bir armoniye karşılık geliyor neticede. Diğer müzisyenler de bunun üzerine biraz araştırmacı davransa, Türk cazı farklı bir boyuta ulaşabilir. Nitekim dünya piyasasına bakın, Garbarek bile kullanıyor bizim ezgilerimizi ama adam hissedemiyor, oysa ben hissediyorum."
Eylem Pelit ise "Etnik caz yapanlar, otantik enstrümanlar kullanıp, bir iki tane espri katarak işin kolayına kaçıyorlar. Oysa bizim bestelerimizin çıkış noktası, melodinin kendisi etnik, hangi enstrüman çalarsa çalsın Anadolu, melodinin kendisinde var" derken, Beco onun sözlerini şu cümleyle tamamlıyor. "Bilinen folklorik sazların dışındakiler Anadolu'yu temsil edemez gibi yanlış bir düşünce yolu tıkar ve Anadolu'nun şansını azaltır."
Elektrik ve akustik gitarda Erdem Sökmen, ney ve çoban kavalında Ercan Irmak, kanunda Halil Karaduman, bağlamada Erdal Erzincan, darbukada Mehmet Akatay, meyde Deniz Selman ile trombonda Aycan Teztel'in Habbecik'e eşlik ettiği 'An Meselesi', hem cazseverlerin hem de tercihini Türk Müziği'nden yana kullananların keyifle dinleyebileceği, herkese hitap ederken bu amaçla yapılmamış olmasının samimiyetini de üzerinde taşıyan bir albüm. Habbecik'e bağlanmanız adeta bir 'an meselesi'…
Levent Altındağ -
Soprano, tenor saksofon, flüt
6 Mayıs 1954’de İstanbul’da doğan Levent Altındağ, kendisi gibi müzisyen olan
babası Erdoğan Altındağ’ın teşviki ile müziğe başladı. Onno Tunç, Şerif
Yüzbaşıoğlu, İsmet Sıral, Emin Fındıkoğlu, Neşet Ruacan, Süheyl Denizci, Okay
Temiz, Erkan Oğur, Arto Tunç, Fahir Atakoğlu, Nükhet Ruacan gibi Türkiye’nin caz
ve popüler müzik sahnesinin önemli müzisyenleriyle çalışmalar yaptı. Yurt içi ve
dışında birçok festivale katılan, birçok albümde önemli isimlere eşlik eden
Altındağ, bir yandan stüdyo müzisyenliğini sürdürürken, diğer yandan da İstanbul
Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda ‘Sanatçı Öğretim Elemanı’ olarak ders
veriyor. Levent Altındağ, 7. İstanbul Caz Festivali’nde sahne alan ‘Aşkın
Arsunan Ethno Karma Project’e de konuk müzisyen olarak katılmıştı.
Cengiz Özdemir – Tuşlu çalgılar
1959 İstanbu doğumlu olan Cengiz Özdemir, 1982 yılında İstanbul Belediye
Konservatuarı Keman ve Piyano bölümünden mezun oldu. Profesyonel müzik
yaşamınına 1974 yılında Salim Ağırbaş Orkestrası’nda başlayan Özdemir, içlerinde
Okay Temiz, Arif Sağ, Cem Karaca, Belkıs Akkale gibi isimlerin de bulunduğu
çeşitli sanatçılara konserler ve stüdyo kayıtlarında eşlik etti, Okay Temiz’in
iki albümünün aranjörlüğünü yaptı, Arif Sağ için yazmış olduğu bağlama
konçertosu ise Köln Filarmoni Orkestrası ile Strasbourg Radio Jazz Orkestrası
tarafından yorumlandıktan sonra, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde
kaydedildi. Bir yandan stüdyo ve konser çalışmalarını sürdüren Özdemir, bir
yandan da İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda ‘Sanatçı Öğretim
Elemanı’ sıfatıyla dersler veriyor.
Berç Yeremyan (Beco)– Gitar
Grubun en kıdemli
elemanı Beco gitara lise yıllarında merak sardı, üniversite yıllarında aldığı
profesyonel bir teklif ise onun müzikal kariyerinin başlangıcı oldu. Grup
Bunalım, Grup Çağdaş, Erdoğan Soyalp, Erol Duygulu, Noreyr Demirci orkestraları,
stüdyo kayıtları ile yerli ve yabancı festivallerde gitar çaldı. Halen İstanbul
Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu’nun üyesi olan Beco iyi icra edilmiş her
türlü müziği sever ama kendisini daha yakın hissettiği müzikler jazz-rock
temelli olanlardır. Beco kendi deyişiyle ‘Anglo-Sakson mantaliteyi esas alır ve
üst yapıları serbest bırakır’. Etkilendiği müzisyen ve gruplar geniş bir yelpaze
çizse de, hep ‘yenilikçi’ gitaristleri örnek almıştır. Jimi Hendrix, Jaco
Pastorius, John Mc Laughlin, Paco De Lucia, Alan Holdsworth, Scott Henderson ve
John Scofield onu düşündürmüş ve etkilemiş müzisyenlerdendir.
29 Ağustos 2002,
Perşembe
21.00
Othello kalesi