İyi ki Doğdun Nazım (OKAN DAĞLI, YENİDÜZEN, 24.08.02)

Çarşamba akşamı herkesin Salamis antik kentindeki coşkuyu görmesini çok isterdim. Yıllarca Türkiye Cumhuriyeti tarafından resmi olarak “vatan haini” olarak ilan edilip vatandaşlıktan atılan büyük Türk şairi Nazım Hikmet’in 100. doğum yılı nedeniyle Genco Erkal tarafından tasarlanıp yönetilen bir oyununu izledik. Oyunun tamamı Nazım’ın şiirlerinden oluşmaktaydı. Yazdığı şiirlerinden ve dünya görüşünden dolayı yaşamının dörtte birini hapiste, yarısını da vatanından uzak,ona hasret geçiren Nazım’ın şiirlerini dinledik oyun boyunca...

Nazım’ı ölümünün yirminci yılında ilk kez şiirlerini okumamın üzerinden bir 20 yıl daha geçti bugünlere gelen kadar. O günlerde tescilli vatan haini ilan edilmişliği devam ediyordu büyük şairin. Kitaplarını basmak, satmak, bulundurmak, şiirlerini seslendirmek suçtu. Uzun yıllar T.C. vatandaşlığına tekrar alınması, mezarının Türkiye’ye taşınılması tartışıldı durdu. Parlemento karar veremedi ama Türkiye halkı kararını çoktan vermişti. Yurt ve insan sevgisini dizeye dökmeye çalışan her insan, her politikacı, hatta ölümünden önce MHP Başkanı Türkeş bile ondan yararlanıyordu çoğu kez.

Tüm dünya halkalarının şiirlerini okuduğu, 50 küsur dilde kitapları basılan Nazım’ın son yıllarda nihayet Türkiye’de de kitapları basılmaya, şiirleri daha rahat okunmaya başlandı. Dünyada yaptığı işlerden utanmayan ve özür dilemesini bilmeyen ender devletlerinden birinin vatandaşı idi Nazım... Devlet onu utancından affetmese de halk, Nazım’ı çoktan bağırlarına basmıştır.

100. doğum yılında Nazım, Mağusa’da da “dostlarının arasında”ydı. Antik kenti tıka basa dolduran 3500’ü aşkın seyirci gecenin kapanışında “dostların arasındayız, güneşin sofrasındayız” dizelerini Timur Selçuk’un bestesinde hep bir ağızdan ve avuçları patlarcasına alkış tutarak söyleyişindeki duygu yüklü anları satır aralarında anlatmak mümkün değildir.

Sadece Mağusa’lı değil, Kıbrıslı’sı Türkiyeli’si hepsi ordaydı. Ve en önemlisi her türlü siyasi görüşten, sağdan, soldan hertürlüsü antik kentde idi Çarşamba akşamı... Yazdığı şiirlerde insan sevgisini, yurt sevgisini, yaşadığı aşkları anlatan Nazım sadece kendi için, kendi ulusu için değil tüm insanlık için ayni sevgiyi; sadece kendi yurdu için değil tüm dünya için ayni kaygıyı taşıdı durdu dizelerine. Anadolu köylüsünü de sevdi, Japon balıkçısını da...

Kısacası sevdiği insanlar kendisini birkez daha hatırladı Genco Erkal’la, Yıldız Kenter’le, Zalihe Berksoy’la, Ayla Algan’la ve oyuna katkı koyan tüm santatçı dostlarıyla Salamis’te... Ve bu geceyi yaşatan Mağusa Belediyesi’nin Başkanından tüm çalışanlarına kadar herkese binlerce kez teşekkür etmek istedim sadece bu yazımda. Geceye gelerek, izleyerek, alkışlayarak, şiirlere, şarkılara katkı koyan, paylaşan herkes gibi...