6. Uluslararası Mağusa Kültür, Sanat ve Turizm Festivali

TANGO TURCO

Erol Uras, Serdar Yalçın, Mutlu Torun, Didem Başar

Düzenleme

Serdar Yalçın

Solist

Erol Uras

Piyano

Serdar Yalçın

Ud

Mutlu Torun

Kanun

Didem Başar

Klarnet

Turgut Aktaş

Kareografi

Nil Berkan

Asistan

Nur Berkan

Danslar

Nil Berkan, Alkış Peker, Tatiana Egeli, Oktay Keresteci, Şeyda Sofuoğlu, Sibel Sürel, Arkın Zirek

Kostüm

Figen Koyunoğlu

“Bizim farklılığımız konserlerde Tango’yu kanun, ud ve piyano eşliğinde seslendirmemizdi ve bu tarzın dinleyicilerimiz tarafından nasıl bir coşkuyla karşılandığına tanık olmuştuk. Bu düşünceler bizi şu soruya götürdü: Türk tangoları Türk sazları ile seslendirilemez miydi, mutlaka akordeon mu olmalıydı? Verdiğimiz yanıt bizi çok cesur bir adıma itti. Dünyada belki de ilk kez akordeon ya da bandeneonsuz bir tango yorumuna girişecektik. İşte Tango Turco projesi böyle doğdu. Piyanonun çoksesliliğinin yardımı, kanun ve udun olanaklarının zorlanması, yardımcı bir ya da birkaç çalgının katılımıyla yeni düzenlemeler yapmaya karar verdik. 

Tango bir Latin müziğidir. Akdeniz’le bu yüzden yakın tanıştır. Dinlerken belki Akdeniz tınılarını duyacak ve bu farklı yorumu belki de bu nedenle yadırgamayacaksınız. Tangonun neden tüm dünyada sevildiğine ve evrensel olarak sevilip kabul edilmiş sanat olaylarını sınır ve klişelere nasıl sığmadığına bir kez daha tanık olacaksınız. 

“Tangolar Türk olduğu için akordeonsuz da olur” dedik ama danssız tango olmaz. Onun için bu akşam müziğin güzelliğine dansın büyüsü eşlik edecek. Ülkemizin ne yazık ki biraz sığ kalmış ve gittikçe ucuzluğa yönelen müzik ortamında saygın bir iş yaptığımıza inanıyorum.

Bizlere bu değerli besteleri armağan edip, çoktan ebediyete göçmüş bestecilerimizi bir kez daha yaşatmanın, böylece sanatçının ölümsüzlüğünü kanıtlamanın gururunu duyuyorum; onları minnetle anıyorum.”  

Serdar Yalçın

   Özleyiş 
    Necip Celal Andel
 
 
   
  Sevdim bir genç kadını, ansam onun adını,
    Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar
    Aşkım hiç sönmeyecek, gitti o dönmeyecek,
    Uzun yıllar geçse bile, yaşarım hayaliyle.  

    Nakarat  

    Kemanımla ona bir ses verebilseydim eğer,
    Bu sesimle ona ersem, bana dünyaya değer.
    Ne yazık ki deniz engin, şu ufuklar ölgün,
    Bin elemle doğuyor her yeni gün.  

    Yarın olsun, yarın olsun diye renkler soluyor,
    Neye baksam, ne işitsem bana bin dert oluyor.
    Bu karanlık günün elbet gelecektir sonu,
    Kalbim özlüyor onu...  

    Yollar uzun sürüyor, sevgi beni bürüyor,
    Kavuşursam bir gün ona, hasret erecek sona.
    O gün bahar olacak, yollar çiçek dolacak,
    Sevinçlerle coşacağım, sevgine koşacağım.  

    Nakarat


11 Temmuz, Çarşamba
Salamis Antik Tiyatro
21:30 

 

TC Lefkoşa Büyükelçiliğinin Katkılarıyla...

 


festival ana sayfa 
      festival - 2001