Diğer Haberler

BONEY-M  
14 Haziran 2007- Başaran Düzgün - Kıbrıs gazetesi köşe yazısı

Mağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, bu yıl on birincisi düzenlenecek Uluslararası Mağusa Kültür ve Sanat Festivali'nde 4 Temmuz akşamı dünyaca ünlü Boney-M grubunun sahne alacağını açıkladığında yanında oturan Akay Cemal, Erten Kasımoğlu ve benden hayret ve mutluluk nidaları yükseldi. Hasan Hastürer isabetli bir karar olduğunu başıyla onayladı.

Masanın karşısında oturan Cenk Mutluyakalı, her zamanki muzip tavırlarıyla "kimdir ama bunlar?" dedi ve ekledi: "İhtiyarların bildiği bir grup olsa gerek. Biz gençler bilmeyiz..."

"Zamane çocukları" Boney-M grubunu gerçekten bilmiyorlar mı? Pek sanmıyorum. Çünkü radyolarda remix parçalarını sıkça dinlemekteyim. Tarzları da şimdiki nesle uygun olduğu için mutlaka biliniyor ve dinleniyorlardır.

Ama tabi ki bizim zamanımızdaki gibi değildir herhalde.

Boney-M bizim kuşağı lise yıllarında yakaladı.

1970'li yılların sonu ve 1980'li yılların başlarıydı.

Yüksek düzeyde siyasetle ilgileniyorduk. Erenköy kuşağı hocalarımızla, tartışmaya ve çatışmaya bayılıyorduk.

Batı üretimi müzikler kültürel kirlilikti bizim için. Üniversiteden tatile gelen ve bizi etkileyen ağabeylerimiz "emperyalist kültürün bir parçası" sayıyorlardı bu müzikleri ve dinlememizi istiyorlardı.

Ama ne fayda.

Bu telkinler fayda etmiyordu tabi ki. Okul balolarında Boney-M dinliyor, çılgınlar gibi eğleniyorduk.

25 yıl sonra geçtiğimiz hafta buluştuğumuz LTL mezunları yemeğinde de yine aynısını yaptık. Boney-M dinledik ve arkadaşlar tıpkı lise yıllarında olduğu gibi marifetlerini gösterdiler dans pistinde.

Ne gariptir, 1980 sonrası Türkiye'de başladığımız üniversite eğitiminde de benzer tavırlarla karşılaşmıştık.

Bu kez, Türkiyeli "devrimci" arkadaşlar, kot pantolon giymemize sitem ederler, tavla oynamamıza kızarlardı.

Ama onların sitemi ya da kızgınlığı da bir fayda etmezdi.

Çünkü, Kıbrıslının genlerine işlemiş tavla düşkünlüğünün önüne hangi ideoloji geçebilirdi ki?

Onların yaşamlarında siyahlar ve beyazlar vardı. İyiler ve kötüler vardı.

Dünya iki renkten ibaretti. Bu yüzden de hoşgörü ve uzlaşma özürlüydüler.

Akdeniz'in bu çok kültürlü topraklarında yetişenlerin duygu-düşünce ve kültürlerini elbette anlayamazlardı.

Zaten ben anlamalarını da beklemiyordum. Çünkü Einstein'ın dediği gibi "önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur..."

Son olup bitenlere biraz da bu açıdan bakmak gerekir.

Basın toplantısı boyunca Akay Cemal ve Erten Kasımoğlu ile hoş sohbetler yaptık. Birbirimize takılıp, gülüştük. Akay ağbeyimiz kendisine yönelik sitemleri bıyık altı gülerek savuşturmaya çalıştı.

Erten ağbeyimiz "biz çok gördük böyle durumları" cümlesiyle kimlerin hancı kimlerin yolcu olduğunu güzel özetledi.

Mağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp sitem etti: "Buraya festivali konuşmaya geldik" diye.

Haksız da değildi.

11. Uluslararası Mağusa Kültür ve Sanat Festivali 21 Haziran günü Nil Karaibrahimgil konseriyle başlıyor.

Belediye Başkanı Kayalp, "artık sanatçılar tarafından aranan bir festival olduk" dedi.

Yani dünyaca ünlü sanatçıların sahne almak istediği bir festivale dönüştü Mağusa festivali.

Bu bence gurur verici bir durumdur.

Bu gururun sahibi de Belediye Başkanı Oktay Kayalp'in ta kendisidir.

Ve ekibinin.

Festival organizasyon komitesinde, festivalin yükünü çekenler arasında bizim kuşaktan arkadaşlar vardı. Boney-M dinleyen kuşaktan.

Hepsini tek tek tebrik ediyorum.

Ve herkesi de Boney-M konserini izlemeye davet ediyorum. Cenk gibi "yeni yetmeleri" de.

Bence büyük keyif alacaklardır...