GORAN BREGOVIC


ve düğün & cenaze orkestrası

Program

Kökleri Balkanlar'dan gelen, 21. Yüzyıl'a tamamiyle hakim olan Goran Bregovic'in müziği, rock tarzı gitar ile geleneksel vurmalı çalgıları içeren geleneksel Bulgar müziği ve çingene nefesli çalgılar ve orkestrasının sesleri ile birleşir. Tüm bunlar, erkek korosunun derin sesi ile yaylı sazlar orkestrasının geçmişine karşı, ruhlarımızın içgüdüsel olarak tanıdığı müziği ve aynı zamanda, dansı, karşı konulmaz bir dürtü ile selamlayan bir vücut yaratmaktadır.

iGoran Bregovic, Sırp bir annenin ve Hırvat bir babanın çocuğu olarak Sarajevo'da dünyaya geldi. Konservatuarda birkaç yıl müzik okuduktan sonra 16 yaşında "Beyaz Düğme" ( The White Button ) adlı ilk grubunu kurdu. Goran Bregovic, Rock n'roll'a olan aşkını söz yazarak ve gitar çalarak ifade eder. "Gitarı seçtim çünkü gitar çalanların her zaman kızlar üzerinde çok başarılı etkileri vardır". "O zamanlar Rock müziğinin hayatımızda çok büyük bir rolü vardı. Rock müziği, sesimizi duyurabileceğimiz ve bu aleme karşı, hapishane riski olmadan, hoşnutsuzluğumuzu ifade edebileceğimiz tek yoldu." Felsefe ve Sosyoloji okuyarak kendisinde Marxist düşüncenin bir yeri oluştu. 15 yılı takiben "Beyaz Düğme" (The White Button) grubu ile Goran, yorulup hastalanıncaya kadar Doğu ülkelerinin genç idolü olarak kaldı.

80'lerin sonunda, ünlü film yönetmeni Kusturica'nın "Çingeneler Zamanı" na (Times of the Gypsies) müzik yapmak ve Adriatic kıyısında küçük bir evde yaşamak olan çocukluk hayali için, yorucu işlerinden kendine zaman ayırdı. Fakat Yugoslavya'daki savaşın bu ve daha birçok diğer hayallerini tamamıyle yok etmesiyle Goran, herşeyi tamamıyla bırakmak zorunda kaldı.

FİLM MÜZİKLERİ
Aynı geçmiş ve aynı jenerasyondan gelerek,aynı tecrübeleri yaşayan kimseler olarak Goran Bregovic ve Emir Kusturica, iletişim için kelimelere ihtiyaç duymayan bir zincir oluşturdular.

“Emir'in filmlerinin büyük özelliklerinden biri, birçok boşlukları, girinti ve çıkıntıları olan, çelişkilerle ve beklenmedik olaylarla dolu 'hayatı' tamamen olduğu gibi, tüm gerçekleriyle yansıtmasıdır. Patrice Chereau, 1994'de Cannes Film Festivali'ndeki “La Reine Margot”un müziğini Goran Bregovic'e itaf eder. 1995 yılındaki Cannes Film Festivali'nde de Emir Kusturica'nın “Yeraltı” (Underground) müziğinde Goran Bregovic'in imzası vardır. “Yeraltı” üzerine yapılan 3 yıllık ortak çalışmada herkesin yorgun düşmesiyle Emir, yeni filmi “Beyaz Kedi-Siyah Kedi” (White Cat-Black Cat) için yeni bir ekip bulmak zorunda kalır.

Son zamanlarda Goran, Berlin, Sao Paulo ve Venedik'deki eleştirmenler ve ayrıca gösterildiği yerlerdeki halk tarafından alkışlanan Radu Mihaelanu'nun “Train de Vie”si için kletzmer aromalı hoş, zevkli bir müzik yaptı. Goran kendini, sahip olduğu müziğinin yorumuna ve ikinci sahne kariyeri için yardım etmeye adadı. Buna rağmen, Nana Djordjaze'nin “27 Missing Kisses” (2001), Unni Straume'nin “Music for Weddings and Funerals” (2002) filmlerini de tamamiyle terketmedi.

CANLI MÜZİK
1985 yılında 'pure rock'u tamamiyle bıraktığından beri, 10 yılın üzerinde bir zaman Bregoviç'in müziği bir daha canlı olarak icra edilmedi. Tüm bu durum 1995 yılında bir senfoni orkestrası, 50 kişilik koro ve 10 müzisyenden oluşan orkestra sayesinde değişti. Bregoviç, Yunanistan'da, Isveç'te ve bunu takiben 29 Ekim'de Brüksel'in Milli Parkı'nda 7.500 kişilik seyirci katılımlı konserler dizisinin sorumluluğunu üstlendi. Haziran 1997'de grup, Goran'ın filmler için yazdığı müzik ile 2 saatlik konser için 50 müzisyene indi.

Düğün ve Cenaze Orkestrası, “Enderlezi” (Çingeneler Zamanı), “Ölü Arabada” (Arizona Dream) ve enerjik “Kalaşnikov” (Underground)'dan en güzel parçalarını sunarak Avrupa'yı baştan başa zaferle turladı. Konsere katılanların sayısı; her konser için 3.500 ve 10.000 arasında ve 1 Mayıs'ta Roma'daki Piazza St. Giovanni'deki 500.000 kişilik katılım doğrular ki Goran'ın müziği uluslararası seviyede gerçek bir etkiye sahiptir.

 


Yer - Tarih:  22 Haziran Salı, Salamis Antik Tiyatrosu/ - 21.000