NİSAN - HAZİRAN 2008 <> HABER ARŞİVİ
Lağım
suyu değil
(16.05.2008-KIBRIS Gazetesi)
|
Çevre Koruma Dairesi Müdürü Hülya Altan, yeni Gazimağusa Devlet Hastanesi
yakınlarında biriken sularla ilgili açıklama yaptı:
Çevre Koruma Dairesi Müdürü Hülya Altan, yeni Gazimağusa Devlet Hastanesi yakınlarında birikmiş suların, şu ana kadar yapılan araştırmalardan lağım suyu olmadığının anlaşıldığını açıkladı. Konu hakkında TAK'a bilgi veren Hülya Altan, yeni Gazimağusa Devlet Hastanesi'nin civarında biriken sular hakkında basında çıkan iddialar üzerinde bölgede incelemeler yapıldığını ve bölgede biriken suyun, bir kısmının söz konusu bölgeden geçen su isale hatlarındaki patlaktan, bir kısmının ise Gazimağusa Hastanesi'nin su arıtma tesisinden çıkan atık sudan (tuzlu su) kaynakladığını tespit ettiklerini ifade etti. Gazimağusa Devlet Hastanesi'nden verilen atık suyun lağım suyu olmadığını ifade eden Altan, söz konusu atık suyun kullanım suyundaki tuzun arıtılması işleminde ortaya çıkan tuz oranı yüksek atık su olduğunun altını çizdi. Bölgede biriken suyun Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)arıtma tesisi ile de bir alakası olmadığını da belirten Hülya Altan, DAÜ arıtma tesisinden herhangi bir sızıntının söz konusu olmadığını ifade etti. Bölgedeki su isale hattındaki arızanın tamir edildiğini belirten Altan, ancak bölgeye başka kaynaklardan atık suyun gelip gelmediği kesin olarak söyleyebilmek için, öncelikle Gazimağusa Devlet Hastanesi'nden verilen atık suyun (tuzlu su) da bölgeye akıtılmaması yönünde çalışmaların tamamlanması gerektiğini sözlerine ekledi. |
![]() |
Gazimağusa’ya
Aydınlatılmış Bir Bulvar Daha
(8.05.2008)
|
Gazimağusa Belediyesi, bir bölümünü daha önce aydınlattığı Gazi Mustafa
Kemal Bulvarı’nda yeni bir aydınlatma çalışması başlattı. Eski Gazimağusa –
Lefkoşa yolu olarak bilinen ve Yeni Devlet Hastanesi, Doğu Akdeniz
Üniversitesi, Büyük Sanayi Bölgesi ve Tuzla’nın ana ulaşım arteri olan
bulvarın önemli bir kısmı daha yeni çalışma ile aydınlatılmış olacak.
Gazimağusa’nın en yoğun trafik yüküne maruz kalan Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda, özellikle Tuzla bölgesinin nüfus yoğunluğunun her geçen gün daha da artması ve Yeni Gazimağusa Devlet Hastanesi’nin açılması nedeniyle gün boyu ve geceleri çok yoğun bir araç hareketi yaşanıyor. Trafik güvenliği bakımından büyük önemi bulunan aydınlatma sisteminin tamamlanmasıyla, söz konusu bölgede kaza olasılığı aşağıya indirgenmiş olacak. Tuzla kavşağı dışındaki tüm güzergah ve kavşakların aydınlatıldığı proje ile gece trafiğinde daha güvenli bir ortamın sağlanması amaçlanıyor. Çalışma yeni bir etap olarak Tuzla Kavşağına kadar sürdürülecek. Bir bölümü devreye sokulan yeni aydınlatma sisteminde odak yoğunluklu armatürler kullanılıyor. Toplam uzunluğu 2 bin metre olan güzergah üzerindeki tüm kavşaklar ve durak yerleri aydınlatılan projenin önümüzdeki hafta bütünüyle hizmete girmesi bekleniyor. |
![]() |
Gazimağusa’da
Emlak Vergileri’nde Son Ödeme Tarihi 30 Mayıs
(7.05.2008)
|
Gazimağusa Belediyesi Taşınmaz Mal Vergisi Birinci Taksit Ödemelerini 30
Mayıs’a Kadar Cezasız Olarak Kabul Edecek
Gazimağusa Belediyesi, Taşınmaz Mal Vergisi’ne ilişkin 2008 yılı ilk taksitlerini, 30 Mayıs’a kadar cezasız olarak tahsil etme kararı aldı. Son ödeme tarihi 30 Nisan olan Emlak Vergisi ilk taksit ödemelerini, herhangi bir nedenle ödeyememiş olan mal sahiplerinin mağdur olmaması nedeniyle alınan karar uyarınca, tahsilatlar 30 Mayıs 2008 mesai bitimine dek cezasız tahsil edilecek. Herhangi bir yeni uzatma yapılmayacağından, taşınmaz mal sahiplerinin bu süre zarfında ödemelerini Gazimağusa Belediyesi veznesine başvurarak yapmaları gerekiyor. 12,000 aşkın mal sahibini doğrudan ilgilendiren bu konuda elde olmayan nedenlerle meydana gelen aksamaları, herhangi bir mağduriyete yol açmadan gidermenin görevleri olduğunu belirten Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, taşınmaz mal bildiriminde bulunmanın yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, tüm taşınmaz mal sahiplerine çağrıda bulunarak, Gazimağusa Belediyesi Taşınmaz Mal Birimi’ne süratle başvurmalarının ve kayıt yaptırmalarının kendi yararlarına olduğunu vurguladı. |
|
Dünya
Basın Özgürlüğü Günü Kutlu Olsun
(2.05.2008)
|
Demokratik toplumların en önemli unsurlarının başında yer alan basının
özgürlüğü ne denli güvence altındaysa, demokrasi de o kadar güven içinde
olur. Toplumun tüm kesimlerinin yönetime katılımı, gerçekleşen icraatlardan
haberdar oluşu ve gereken biçimde denetim yapabilmesi, yalnızca habere
ulaşım kanalları açık ve yayın özgürlüğü güvence altına alınmış bir basınla
mümkün olur.
1993 yılından beridir tüm dünyada kutlanan Dünya Basın Özgürlüğü Günü, ülkemizde de kutlanmakta ve basının önemi birçok farklı açıdan dile getirilmektedir. Ancak basının gerçek bir özgürlüğe sahip olabilmesinin yolu, yasalarla düzenlenmiş bir çevreden ve basın çalışanlarının hem mesleki açıdan, hem de ekonomik bakımdan kendini güven içinde hissetmesinden geçer. Basın özgürlüğünün güvence altında olabilmesinin diğer bir gerekliliği de, basın etik kurallarına uymaktır. “Aklına ya da işine geleni geldiği gibi yazmak veya yayınlamakla” basın özgürlüğü arasında çok narin bir sınırlayıcı bulunmaktadır. Bunun zarar görmesi, ya da istismarı, çoğu zaman basın özgürlüğüne yönelik müdahalelerin ve düzenlemelerin dayanağı olabilmektedir. Dünya basın tarihi bunu anlatan pek çok örnekle doludur. Bu anlamlı günde, Kıbrıs Türk Basını’nın özgürlük savaşımını saygıyla selamlar, basın meslek kuruluşlarının ilkeli yayıncılığın teminine ilişkin girişimlerini gönülden destekler, özgürlük tutkusunun demokrasiyle birlikte, bir yaşam biçimi olarak toplumumuzun genelinde hakim olabilmesi için sürdürülen çabalara ortak olduğumu bildirir, en derin saygılarımı sunarım. Oktay KAYALP Belediye Başkanı |
![]() |
Doğu
Mesarya suya doyacak
(30.04.2008-TAK)
|
Kuraklık yüzünden geçmiş yıllardan daha fazla içme suyu sıkıntısı yaşayan
KKTC’de deniz suyundan arıtılacak suyla birçok yerleşim biriminin
ihtiyaçlarının karşılanması yönünde önemli bir adım atıldı. Bakanlar Kurulu,
Doğu Mesarya bölgesindeki birçok yerleşim biriminin su ihtiyacını
karşılayacak projeyi kazanan firmayla 15 yıllığına sözleşme imzalanmasını
onayladı. Belediyelere bağlanacak birinci etap köyler de Bakanlar Kurulu’nda
karara bağlandı.
Salamis Bay Otel yakınlarında kurulacak tesisle deniz suyundan günde 10 bin metreküp su arıtılması için ihaleyi kazanan firmayla 15 yıllığına yap-işlet-devret yöntemiyle sözleşme imzalanmasını onaylayan Bakanlar Kurulu, 250 gün içinde bu tesiste arıtılacak günde 10 bin metreküp içme suyundan ilgili köylerin yararlanması için isale hattı oluşturacak: Arıtılmış deniz suyu alacak köyler: Mutluyaka, Gazimağusa Belediyesi’ne Bağlandı: ...İçişleri Bakanlığı, belediyelere bağlanacak köylerle ilgili çalışmasını yıl sonuna dek tamamlamayı hedefliyor. Belediyelere bağlanan köyler, Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girecek. |
![]() |
Gazimağusa’nın
Suyunu Politik İstismar Konusu Yapmak Kimseye Yarar Sağlamaz
(30.04.2008)
|
Bir süreden beridir Gazimağusa Belediyesi’nin sorumlu ve soğukkanlı tutumuna karşın, bir gazetenin asılsız iddialarla kamuoyunu tedirgin etmeye yönelik yayınlar yapma konusundaki ısrarını sürdürmesi nedeniyle, aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gereksinim duyulmuştur: Gazimağusa Belediyesi’nin halk sağlığına dair duyarlılığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan herkesin bildiği ve yakından izlediği bir gerçekliktir. Özellikle kentin en bilinen sorunu olan su konusunda, Gazimağusa Belediyesi hem suyun sağlıklı biçimde tüketicilere arz edilmesi, hem de dağıtımda eşitlik sağlanmasına ilişkin hassasiyeti herkesin bilgisindedir. Su konusunda halk sağlığını ilgilendiren konularda, geçmişte de politik yarar sağlamaya çalışan çevrelerin asılsız iddiaları kamuoyuna yansımış, ancak halk sağlığını bütün amaçların üstünde tutan Gazimağusa Belediyesi’nin belgelere dayanan gerçekçi tutumu, bu tür girişimlerin fiyaskoyla sonuçlanmasına yol açmıştır. Bugün yine bu türden asılsız iddialarla Gazimağusa’nın suyunu kirletmeye çalışan aciz girişimleri üzüntü ile izlemekteyiz. Güzelyurt’tan Gazimağusa’ya su taşıyan ana hatta meydana gelen bir arızanın, kentin tek su kaynağına “lağım suyunun karışmasına yol açtığı” şeklindeki bir iddiayı, sorumsuzca dile getirmek ve bunun vebalini de Gazimağusa Belediyesi’ne yüklemek, aynı zamanda bilgisizliği de kendi içinde barındırmaktadır. Gazimağusa Belediyesi’nin kente verilen suya ilişkin sorumluluğu, Devlet Su İşleri’ne ait ana deponun kent çıkışından itibaren başlamakta olup, suyu Gazimağusa’ya taşıyan şebekenin tüm sorumluluğu Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Su İşleri Dairesi’ne aittir. Gazimağusa Belediyesi’nin bu hatta ne müdahalede bulunma, ne de denetleme veya kontrol yetkisi yoktur. Tüm kamuoyumuz bilmelidir ki, bu hattın DAÜ sınırında bir patlak meydana gelmiş ve önemli miktarda su, yazık ki, bölgedeki kanala akmıştır. Bu arıza, Gazimağusa Belediyesi’nin sağladığı teknik destekle, Su İşleri Dairesi tarafından giderilmiş ve su sevkıyatı halen devam etmektedir. Bu şebekede 10 atmosfer düzeyinde çok yüksek basınçla hareket eden suyun, zaman zaman borularda patlaklara yol açması son derece doğaldır ve bu ilk kez yaşanan bir durum değildir. Arıza bölgesinde bir su kanalının bulunması, sorunun tespitini, elbet ki, güçleştirmiştir. Ancak doğal karşılanması gereken bu durumu istismar etmek ve panik ortamı yaratmaya çalışmak tam anlamıyla bir sorumsuzluk örneğidir. Üstelik yıllardır Çanakkale Gölü ile Glapsides Gölünü birbirine bağlayan bu kanalın varlığı tüm Gazimağusalılar’ın bildiği bir gerçeklikken, bunu “lağım deresi diye nitelemek ve içme suyuna lağım suyunun karıştığını ileri sürmek toplumsal huzuru dinamitleme anlamı taşımaktadır. Bu vesile ile bir kez daha hatırlatmakta yarar vardır ki, Gazimağusa Belediyesi kamu yararını ve halk sağlığını, her tür değerin üzerinde tutmakta ve hizmetlerini bu konuda ödün vermeden sürdürmektedir. Bu ilkeli tutumun ne politik amaçlarla istismar edilecek konular karşısında, ne de özel çıkarların zarar görme olasılığı karşısında, asla ve asla değişmeyeceği her birey ve her kurum tarafından çok iyi bilinmelidir. Gazimağusa Belediyesi, ülkemizde etkinlik gösteren ilkeli ve sorumlu yayıncılık anlayışını benimsemiş tüm kitle iletişim araçlarının, ilkesiz ve sorumsuz yayın yapanların yarattığı tahribatın önlenmesine katkıda bulunacağına inanarak, bu bilgilerin olası en geniş halk kesimlerine ulaşması gerektiğine inanmaktadır. |
![]() |
Mağusa'da
milli mücadelenin simgelerinden Hilmi Komutan'ın ismi bir sokağa verildi
(25.04.2008-KIBRIS Gazetesi)
Gazimağusa Belediye Meclisi'nin aldığı karar doğrultusunda Hilmi Kılgın'ın ismi Glapsides Bölgesi'ndeki bir sokağa verildi. Hilmi Kılgın'ın isminin sokağa verilmesi nedeniyle dün bir tören düzenlendi. Törene, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, 28'inci Tümen Komutanı Tümgeneral İsmail Serdar Savaş, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Mehmet Eröz, Güvenlik Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Salih Cengaver Cem, Gazimağusa Kaymakamı İsmail Gündost, Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, Sivil Savunma Gazimağusa Bölge Müdürü Dursun Oğuz, Kılgın'ın ailesi ve silah arkadaşları katıldı. Kıvrıkoğlu Korgeneral Kıvrıkoğlu, Hilmi Komutanın, KKTC halkının egemenliği için, gelecek için 24 saat esasına göre mesai mefhumu gözetmeksizin çalıştığını, sabahlara kadar görev yaparken, arkadaşlarını arayarak fikir teatisinde bulunduğunu, ölmeden önce de yuvası olan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nda rahatsızlandığını ifade etti. Kıvrıkoğlu, Hilmi Komutan'ın isminin sokağa verilmesinin; Kılgın'ın anısının yaşatılmasını, simge olmasının devamını sağlayacağını kaydederek, aldıkları karardan dolayı Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp'ı ve Belediye Meclisi'ni kutladı. Hilmi Kılgın'ın gösterdiği vatana bağlılığın herkese örnek teşkil etmesi gerektiğini belirten Korgeneral Kıvrıkoğlu, "Tüm halkımız, bu toprağa dört elle sarılmış ve sarılmaya devam edecek olan KKTC vatandaşları Kılgın'ı gönüllerinde ve kalplerinde olduğu gibi bu sokaklarda ve bu topraklarda yaşatacaktır" dedi. Kayalp Kılgın'ın lise yıllarında kendisine Sivil Savunma derslerinde öğretmenlik yaptığını kaydeden Kayalp, "Hilmi Komutan'dan aynı zamanda, mütevazı davranmayı, insan sevgisini, hoşgörüyü ve dostluğu öğrendik" dedi. Bazı kentlerin bazı isimlerle anıldığını kaydeden Oktay Kayalp, Gazimağusa'nın da Hilmi Komutan'la özdeşleştiğini vurguladı. Kayalp, Kılgın'ın saygınlığı ve sevgi dolu davranışlarının dilden dile dolaşıp, Gazimağusa'da yaşayacağını belirterek, "O'na duyduğumuz saygı ve özlem büyüyerek devam edecek" dedi. Hilmi Komutan'ın silah arkadaşlarından Emekli Binbaşı Ömer Karacaoğlu da, 17 yıl birlikte görev yaptığı Kılgın'ın hiçbir zaman görevden yılmayan, gelecek nesillere örnek teşkil edecek bir kişilik olduğunu kaydetti. Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği Gazimağusa Şube Başkanı Emekli Üsteğmen Ahmet Sevinç de, kendilerine her konuda her zaman rehber olan Hilmi Komutan'dan çok şey öğrendiklerini söyledi. Sevinç; Kılgın'ın, Kıbrıs Türk halkının var oluş mücadelesinde mihenk taşlarından biri olduğunu kaydetti. |
![]() |
Gazimağusa’da
Çiçek Dağıtımı Başlıyor
(20.04.2008)
|
Gazimağusa Belediyesi, Park ve Bahçeler Birimi’nin kendi seralarında
yetiştirdiği bir çok farklı türdeki çiçek fidesini yarından (21 Nisan
Pazartesi) başlayarak halka ücretsiz dağıtacak. Her yıl geleneksel olarak
düzenlenen çiçek dağıtım etkinliğinde bu yıl toplam 50 bin kök çiçek fidesi
ücretsiz dağıtılacak ve Gazimağusalılar’ın evlerini ya da iş yerlerini
süsleyecek.
Ülkede yaşanmakta olan su sıkıntısı ve kuraklık nedeniyle bir çok yeşillendirme alanına çiçek ekmeme kararı alan Gazimağusa Belediyesi, vatandaşlara dağıtacağı çiçek fidelerinin de sayısını azalttı. 150 bin kök olarak tasarlanan dağıtım programı, yurttaşların da su tasarrufuna katkıda bulunabilmesi amacıyla 50 bine indirildi. Gazimağusa Belediyesi Park ve Bahçeler Birimi’ne ait seralarda yetiştirilen çiçek fideleri, her yıl olduğu gibi, Belediyeyi ziyaret edenlere ve faturalarını ödeyen abonelere, evlerine ya da bahçelerine ekmeleri için ücretsiz olarak verilecek. Gazimağusa Belediyesi’nin çiçek fidesi dağıtımı, stoklar el verdiğince devam edecek. “Kentimizin, yaşayanlara mutluluk veren bir kent olması için durmaksızın çalışıyoruz” diyen Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp “ kendi seralarımızda yetiştirdiğimiz ağaç ve çiçek fidanlarını, Gazimağusa’nın dört bir tarafına ekiyoruz. Ancak bu yıl yaşanmakta olan kuraklık nedeniyle park bahçe hizmetlerimizde yenileme çalışmalarımızı asgariye indirgeme kararı aldık. Su gereksinimi en az olan türleri tercih ederek, sulama faaliyetlerimizi de aşağıya çektik. Ana arterler dışında önemli bir çalışma yapmayıp, sadece bakım ve temizlik faaliyetimizi sürdüreceğiz. Bu konuda vatandaşlarımızın duyarlılığına da gereksinim vardır. Suyun bu yaz her zamankinden daha verimli kullanılması gerekmektedir” dedi. Dağıttıkları çiçek fidelerinde de indirime gittiklerine işaret eden Kayalp Gazimağusalılar’dan sulama işlerini günün serin saatlerinde ve kontrollü olarak gerçekleştirmelerini istedi. Gazimağusa Belediyesi’nin yeşil alanlardaki sulama faaliyetlerini hızla ekonomik sistemlere dönüştürdüğünün de altını çizen Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, amaçlarının çevre güzelliğini, çevreye duyarlı bir yaklaşımla sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi. |
![]() |
Europa
Nostra Basın Bildirisi: "Kıbrıslı Rumlar ve Türkler Tarihi Mağusa şehrini
korumak amacıyla güçlerini birleştirme kararı aldılar"
(20.04.2008)
|
Bir zamanlar dünyanın en zengin şehri olarak bilinen Mağusa’yı koruma
çabaları, efsanevi şehrin Kıbrıslı Türk ve Rum temsilcilerini bu benzersiz
ve doğru zamanda yapılan yardım girişiminde birlikte çalışmak üzere bir
araya getirdi. Paris/The Hague, 8 Nisan 2008 – Mağusa’nın Kıbrıslı Rum temsilcisi Alexis Galanos “Geçmiş olmadan gelecek de yoktur, ama gelecek olmadan da geçmişin bir anlamı yoktur. Dolayısıyla Mağusa’nın değerli mirasını koruma görevlerinde Kıbrıslı Türk yoldaşlarımıza candan destek vermek amacıyla bugün buradayım. Aynı zamanda Mağusa’da kültür için yapılan çalışmaların insan haklarına saygı ile birlikte yürütülmesini sağlamak amacıyla ortaya koyduğumuz çabalarda onların desteğini istiyoruz” diye konuştu. Aynı yapıda devam eden Mağusa’nın Kıbrıslı Türk temsilcisi Oktay Kayalp, “ Mağusa’nın mirasını; gelecek nesillere devredilmesi gereken Avrupa mirasını korumak için siyasi sorunları bir tarafa koyma” arzusunu dile getirdi. Bu toplantının her iki toplumun vatandaşları için de daha parlak bir geleceğe yol açması konusunda umut belirtti. Europa Nostra, Avrupa Kültür Mirası Federasyonu, rehberliğinde Mağusa şehrinin en üst düzey Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk temsilcileri, Alexis Galanos ve Oktay Kayalp, 4 Nisan Cuma günü Fransa’daki Avrupa Komisyonu Temsilciliği’nde tarihi şehirlerinin daha fazla bozulmasına engel olmak amacıyla, kamuoyu önünde bir araya geldiler. Kültürel miras alanında gerçekleştirilen bu önemli iki toplumlu işbirliği girişimi, 27 Aralık 2007’de Birleşmiş Milletler himayesinde, Lefkoşa’da BM Tampon Bölgesinde bulunan Ledra Palace Oteli’nde yapılan bir toplantının ardından gerçekleştirildi. Europa Norstra tarafından düzenlenen toplantı, Mağusa’nın kalan kültürel mirasını korumak için önemli bir koruma programı başlatılmasına duyulan acil ihtiyaç konusunda uluslararası toplumu bilgilendirmeyi; ve Mağusa’daki iki toplumun da, hukuki veya siyasi anlaşmazlıklara yer vermeden böylesi bir koruma programı için fonların bulunabileceği en uygun kordinasyon yapısını oluşturma arzularına yardımcı olmayı amaçlıyordu. Toplantıyı yöneten Europa Nostra Başkan Yardımcısı Denis de Kergorlay, “Mağusa’nın unutulmuşluktan çıkıp yeniden Avrupa kamuoyunun bilincine dahil olma zamanı geldi. Europa Nostra Mağusa’nın benzersiz kültürel mirasının yeniden canlandırılmasına katkıda bulunmak ve Avrupa tarihinde büyük yer kaplayan Mağusa’nın son derece önemli yerini kamuoyunun bilgisine getirmek için çok sıkı bir şekilde çalışmaya hazırdır. Dolayısıyla başarılı bir “Mağusa Projesi” yenilenme ve diyaloğun sembolü olmalıdır” diye konuştu. Paris’teki toplantı aynı zamanda, bir film süresi kadar uzun bir belgesel olan ve, şehrin güzelliği ve tarihi önemini gösteren, "The Stones of Famagusta - the Story of a Forgotten City’nin" (Mağusa’nın Taşları – Unutulmuş Bir Şehrin Hikayesi) uluslararası gala gösterimi için de vesile oldu. Yapımcılar Allan Langdale (Kanada) ve Dan Frodsham (Birleşik Krallık), filmi tartışmak ve filmin Avrupa’da ve ötesinde geniş olarak dağıtımını teşvik etmek amacıyla toplantıda bulundular. Ortaçağ Mağusa’sı üzerine uluslararası uzmanlar konferansını düzenleyen Michael Walsh, belgeselin kapanış sahnesindeki güneşin batışına atıfta bulunarak bunun, “ uluslararası uzmanlık ve finansmana şiddetle ihtiyaç duyan yapıtlar ve sanat eserleri için zamanın tükeniyor olduğunun” güçlü bir uyarısı olarak alınması gerektiğinin altını çizdi. Mağusa’nın geleceğinin Avrupa’nın ortak sorumluluğu olduğuna vurgu yaparak sözlerine son verdi ve tüm aktörlere bu toplantının momentumunu devam ettirmeleri ve ortak eylem için somut öneriler ortaya koymaları ricasında bulundu. Europa Nostra Başkan Yradımcısı Costa Carras, “kültür Avrupa toplumu içerisinde insanları birleştiren yaratıcı güçlerden biridir ve Europa Nostra Mağusa’da bunu gerçeğe dönüştümek için katkıda bulunmaya hazırdır” diye konuştu. Bu amaçla Europa Nostra Bilim Konsey’i Başkanı Gianni Perbellini gelecekte, en üst düzey uluslararası standartlara göre yapılacak olan tüm koruma çalışmalarında Europa Nostra’nın bilmisel uzmanlığının da sağlanacağını belirtti. Devam eden konuşmalarda katılımcılar, ortak Avrupa tarihi ve Mağusa’nın kültürel mirasını korumak ve restore etmek amacıyla gelecekte yapılacak bir ortak projede Avrupa ruhunu etkili kılmak için herkesin sorumluluk alması gerektiği konusunda hemfikir oldular. Aynı zamanda Mağusa’da ve Kıbrıs’ın herhangi başka bir yerinde ortak kültürel mirasın restorasyonu için birlikte çalışmanın, Kıbrıs’ın Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk toplumlarının ortak ve ayrı olarak karşılaştıkları diğer sorunların çözümüne de katkıda bulunacağı umudu dile getirildi. |
![]() |
Gazimağusa
Belediye Başkanlığı'ndan "Gazimağusa ile İlgili Olarak Paris’te Europa Nostra
Tarafından Gerçekleştirilen Etkinlik" Hakkında Açıklama
(11.04.2008)
|
Önceki gün Kıbrıs Rum Basını’nda yer alan ve Kıbrıs Türk
Basını’nda da tercümesi yayınlanan Gazimağusa hakkında Paris’te gerçekleşen
etkinliklerle ilgili olarak aşağıdaki açıklamayı yapma gereksinimi
duyulmuştur. 4 Nisan 2008 tarihinde Avrupa Birliği Komisyonu’nun Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan temsilcilik binasında, Europa Nostra organizasyonunda, Gazimağusa Belediye Başkanı Sayın Oktay Kayalp’ın da davetli olarak katıldığı bir toplantı gerçekleşmiştir. Europa Nostra, başta Avrupa olmak üzere, tüm dünyada doğal çevre, kültürel ve tarihi mirasın korunup geleceğe güvenli olarak aktarılması konusunda bilimsel çalışmalar yürüten, uluslararası saygınlığı çok üst düzeyde, bağımsız bir sivil toplum kuruluşudur. Bu organizasyona Gazimağusalı Kıbrıslı Rumları temsilen Aleksis Galanos da katılmış ve Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp gibi, o da kısa bir konuşma gerçekleştirmiştir. Paris’te gerçekleşen toplantının Kıbrıs Rum Basını’nda yer aldığı şekliyle, “Mağusa’nın işgal altındaki şehrinin yasal sakinlerine geri verilmesi ve şehrin surlar içinin restorasyonu” teması çerçevesinde gerçekleştiğine ilişkin anlatım, Gazimağusa Belediyesi tarafından hayretle karşılanmaktadır. Bir yanlış bilgi aktarımı, ya da yanlış anlaşılmadan kaynaklanmasını umduğumuz bu durumu, gerçek biçimde açıklayabilmek için aşağıdaki unsurların kamuoyuna aktarılmasına gereksinim bulunmaktadır. Europa Nostra’nı düzenlediği etkinlikte, yola çıkış noktası, Kıbrıslı Türkler’e uygulanan uluslararası izolasyon nedeniyle, yeterli mali ve teknik yardım alamayan Gazimağusa’nın ‘2008 Yılında Dünyada Tehdit Altında Bulunan 100 Kent’ listesinde yer almış olmasıdır. Bir diğer neden, 13 Aralık,2007 tarihinde BM Genel Sekreteri’nin dönemin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Michael Moller yanısıra, bir çok AB üyesi ülkenin Kıbrıs’taki büyükelçilerinin himayesinde, Ledra Palace Hotel’de gerçekleşen Gazimağusa’ya uluslararası düzeyde dikkat çekme amaçlı bir günlük etkinliğin başarılı sonuç vermesidir. Açıklıkla belirtilmelidir ki, hem Ledra Palace etkinliğinde, hem de Paris’te gerçekleşen organizasyonda, tek gündem başlığı Gazimağusa Suriçi’ndeki Lüzinyan, Venedk ve Osmanlı ağırlıklı tarihi ve kültürel mirasın restorasyonu için mali ve uzmanlık hizmetleri bakımından uluslararası destek sağlanması ve bu konuda bizlerin sahip bulunduğu duyarlılık ve istekliliğin duyurulmasıdır. Etkinliklerin her ikisinde de motivasyon alanı, coğrafi sınırlar bakımından, Gazimağusa Suriçi olarak saptanmış ve Kıbrıs’ın bütününe dair barış, çözüm ve Avrupa Birliği değerlerine sahip olunmak dışında siyasi bir söylem ya da yaklaşım söz konusu olmamıştır. Gazimağusa Belediyesi olarak, kamuoyuna bir kez daha açıklamak isteriz ki, kentimizin korunması, gelişimi ve çağdaş yaşam standartlarının gereği olan her tür donanıma sahip olabilmesi için, bundan önce olduğu gibi, bundan böyle de, hem ulusal düzeyde, hem de uluslararası alanda olası bütün işbirliği koşullarını yaratma ve değerlendirme kararlılığındayız. Bu tutumumuz, dünya insanlığının ortak malı saydığımız Gazimağusa Suriçi’ndeki kültürel mirasa sahip çıkarken de aynen geçerlidir. Gazimağusa’nın bugünkü konumunun değişmesinin, ancak ve ancak ve Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini sağlayacak bütünlüklü bir çözümün koşullarıyla mümkün olduğuna dair inancı bir kez daha altını çizerek belirtiriz. Gazimağusa Belediye Başkanı Sayın Oktay Kayalp’ Paris’teki toplantıda gerçekleştirdiği konuşmanın tam metni aşağıdaki gibidir: “Mağusa hakkında her gün biraz daha artan uluslararası ilginin yeni bir göstergesi olarak değerlendirdiğim bu toplantıya katıldığınız için teşekkür ederim. Europa Nostra’nın girişimiyle gerçekleşen bu organizasyonun, Mağusa’nın geleceğine olumlu etki yapmasını diler, sizlere ve bu toplantının gerçekleşmesini sağlayan herkese teşekkür ederim. Bu sabahtan itibaren iki gün boyunca, Avrupa’nın orta yeri Paris’te, Avrupa’nın Güneydoğu sınırı olan Mağusa’nın kültürel mirasını geniş biçimde tartışacağız. Bu tartışmanın Mağusa’yı daha güçlü, daha güvenli ve çok daha Avrupalı bir kent olarak destekleyeceğine inanmaktayım. Mağusa, Kıbrıs’ın en önemli ve dünyada en bilinen kentidir. Yüz yıllar boyunca Kıbrıs adasından, dolayısıyla da Mağusa’dan bir çok uygarlık gelip geçti. Tüm bu uygarlıkları ağırlayan Mağusa, çok kültürlülüğü ve tarihi değeri bakımından eşsizdir. Bu nedenle, Mağusalılar için olduğu kadar, tüm Kıbrıslılar, Akdenizliler, Avrupalılar ve genel olarak da tüm dünyalılar için paha biçilmez değerdedir. İlk yerleşimin, liman yapımına elverişli doğal coğrafi konumu nedeniyle olduğuna inanılan Mağusa, kurulduğu günden beridir, tüm dünyanın gözlerini üzerine diktiği stratejik bir konumdadır. Bu konumu nedeniyle Mağusa sürekli el değiştirmiştir. Mağusa’ya sahip olan her uygarlık, giderken geride kendinden bir şeyler bırakmıştır. İşte bu birikim, bize bugün çok iyi korunması gereken ve dünya tarihine ışık tutan ayrıcalıklı kültürel mirası sağlamıştır. Bu ayrıcalık, Mağusa’da yaşayanlar için olduğu kadar, ona hizmet etmekle görevli bizler için de çok büyük bir sorumluluk anlamına gelmektedir. Geçmiş çağlardan bugüne süzülüp gelen çok kültürlü dokusu, Mağusa’yı koruma, geliştirme ve gelecek kuşaklara güvenli biçimde devretme sorumluluğunu, milliyet farkı gözetmeden, aslında tüm insanlığa yüklemektedir. Bizler bugün, Mağusa’da yaşayanlar olarak, bu sorumluluğu yerine getirebilmek için tüm olanaklarımızı seferber etmiş bulunmaktayız. Kenti fiilen yöneten, planlayan ve yaşatan Mağusa Türk Belediyesi, gerek teknik, gerekse ekonomik olanaklarını, Mağusa’nın korunması ve gelecek kuşaklara güvenli biçimde devredilebilmesi için kullanmaktadır. Bu uğraşı sergilerken, kendi olanaklarımız yanında, Türkiye Cumhuriyeti’nin sağladığı yardımları ve Avrupa Birliği’nin Kıbrıslı Türkler için hazırladığı 259 Milyon Euro tutarındaki Mali Yardım Programı’nı da olası en rasyonel biçimde kullanmaktayız. Bu fondan sağladığımız kaynakları, hem kentteki yeni bölgelerin Avrupa Birliği normlarına uygun bir alt yapıya sahip olabilmesi, hem de eski eserlerin restorasyonu için değerlendiriyoruz. Geçmişte bir liman kenti olarak dünyada ünlenen, ancak bugünkü yapısıyla aynı zamanda bir üniversite kenti de olan Mağusa, Kıbrıs’ın en büyük üniversitesinin ev sahibidir. Bizler Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin sağladığı bilimsel zenginliği en iyi biçimde kullanarak, Mağusa’nın kültürel mirasını korumak, geliştirmek ve tanıtmak için çok yoğun biçimde çalışıyoruz. Mağusa, 2008 yılında Dünya Anıtlar Fonu’nun her yıl açıkladığı ”tehdit altındaki 100 yerleşim birimi” listesinde yer aldı. Bu listede, insan kaynaklı gerekçelerle dünyanın pek çok saygın kenti bulunmaktadır. Mağusa ise Kıbrıs Sorunu nedeniyle uluslararası fonlardan ve uzmanlık hizmetlerinden yararlanamaması nedeniyle listeye dahil edilmiştir. Bu gerekçe bugün gerçekleştirmekte olduğumuz organizasyonun ne kadar önemli olduğunu açıkça göstermektedir. Mağusa, yüzyılların birikimi tarihi mirası ve bugünün dünyasına uygun kültürel ve sosyal değerleri ile bir dünya kentidir. Rönesans mimarisinin şaheseri sayılan ve günümüzde en iyi korunmuş örnekler arasında üst sıralarda yer alan tarihi Venedik surlarıyla, hem Shakespare’in Othello Kalesi’ne hem de Leonardo da Vinci’nin mimari tasarımları arasından olduğuna inanılan Porte Del Mare’sine (Deniz Kapısı) ev sahipliği yapıyor. Türk Dünyası’nın en bilinen şairlerinden Namık Kemal’in sürgün yıllarını geçirdiği kent olan Mağusa, tüm dünyada bilinen bu değerleri nedeniyle mutlaka sahip çıkılması gereken kültürel bir mirastır. Bu gerekçelerden yola çıkarak, bize düşen görev, Mağusa’daki kültüel mirası korumak ve tüm siyasi gerekçelerden ayrı bir yere koyarak, dünyanın sahip çıktığı bir kültür hazinesi olarak değerlendirmektir. Gelecek kuşaklara Mağusa’yı, tamiri olanaksız bir harabe olarak bırakmak, bugün için işlenebilecek en büyük suçtur. Buna kabul edilebilir bir açıklama yapmak mümkün değildir. Dünyadaki çoğu uygarlığın izleri bulunan Mağusa’ya uluslararası düzeyde sahip çıkmak kaçınılmazdır. Bugünkü toplantıyı bu anlamda değerlendirdiğimi bildirmekten mutluluk duyarım. Katıldığınız için teşekkür eder, elde edilecek sonuçların Mağusa için hayırlı olmasını dilerim.” |
![]() |
Mağusalı
artık deniz kenarında nefes alabilecek
(10.04.2008-KIBRIS Gazetesi)
Gazimağusa Belediyesi, "Laguna Rekreasyon Projesi'yle", kent yaşamından bunalan vatandaşların, deniz kenarında yürüyüş yapabileceği, ailece oturup denizin kokusunu içine çekebileceği, çocukların denize çakıl taşı atabileceği çağdaş bir mekân yarattı. Belediyenin öz kaynaklarıyla 2 milyon 150 bin YTL'ye gerçekleştirilen proje kapsamında deniz kenarında 800 metrelik yürüyüş parkuru yapıldı, 3 bin metre kare meydan oluşturuldu. Eskileri yıkılarak, meydanda 7 adet cafe ve restoran da inşa edildi. Bölgedeki tüm binaları kapsayacak şekilde paket arıtma sistemi inşa edilerek, denizin kirlenmesinin önüne geçilmiş olundu, 310 araçlık ilave otoparkla bölgedeki otopark kapasitesi 700'e yükseltildi. Belediyenin Proje Birimi tarafından hazırlanan proje kapsamında yol düzenlemesiyle de trafiğe rahatlama getirildi. Konuyla ilgili TAK muhabirine açıklama yapan Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, projeyi; deniz kenti olmasına rağmen sırtı denize dönük olan Mağusalıların denizden en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti. Mağusalıların deniz kenarında rahat yürüyüş yapabileceği, oturabileceği, çocukların denize taş atabileceği alan yarattıklarını kaydeden Oktay Kayalp, projeyle kent halkının özlemini gerçekleştirdiklerini söyledi. Kayalp, "Mağusalı artık, kordon boyunda yürüyüş yapabilecek, deniz kıyısında nefes alabilecek ve bunları yapmak için başka kent aramayacak" dedi. Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, projenin değişen ve gelişen Gazimağusa'nın aydınlık yüzlerinden biri daha olduğunu kaydederek, vatandaşın da projeye tepkisinin pozitif olduğunu vurguladı. Proje kapsamında denizin iç kısmının da düzenlendiğini ifade eden Kayalp, böylece görüntü kirliliğinin de ortadan kaldırıldığını belirtti. Oktay Kayalp, yapılan arıtma sistemiyle, bölgedeki tüm binaların paket arıtma sistemine bağlandığını, denizin kirlenme olasılığının önüne geçildiğini vurguladı. |
![]() |
Orman Yolu Otoparkı Kullanıma Açıldı
(8.04.2008)
|
Gazimağusa Belediyesi’nin bir süreden beridir yapımını sürdürdüğü Orman Yolu
Otoparkı inşaatı tamamlanarak kullanıma açıldı. Özellikle Larnaka Yolu
üzerinde oluşan trafik sıkışıklığını giderebilmek amacıyla inşa edilen 100
araç kapasiteli otoparkın hizmete girmesiyle bölgedeki trafik akışı da yeni
baştan düzenlendi.
İki ay gibi kısa bir sürede yapımı tamamlanarak geçtiğimiz günlerde hizmete giren otopark beton parke zemin kaplamalı ve bütünüyle aydınlatılmış olarak inşa edildi. Adını üzerinde kurulu bulunduğu Orman Yolu Sokak’tan alan otoparkın özellikle işyerlerinin yoğun olarak bulunduğu Larnaka Yolu üzerindeki Zafer Anıtı ile Ordu Caddesi kavşağı arasındaki yol güzergahındaki trafik sıkışıklığını gidermesi amaçlanıyor. Otoparkın kullanıma açılmasıyla birlikte bölgedeki yol güzergahları ve trafik akışı da yeniden düzenlendi. Yapılan düzenleme uyarınca, Orman Yolu, Bozkurtlar ve T. Aslanali Sokakların Larnaka Yolu’na çıkışları tek yön yapılarak kapatıldı. Bu sokaklardan otoparka yönlendirilen trafik akışının bölgeden çıkışı Orman Yolu Sokak üzerinden Ordu Caddesi aracılığıyla sağlanacak. Bu düzenlemeye göre Orman Yolu Sokağın Ordu Caddesi yönünden girişi de yine tek yön olarak düzenlendi. Gazimağusa Belediyesi Bayındırlık ve İmar birimi yetkilileri, bölgedeki yeni düzenlemenin trafik akışını rahatlatmak ve cadde üzerine park edenler nedeniyle sıkışan trafiği açmak amacıyla yapıldığını belirttiler. Gazimağusa Trafik Müdürlüğü’ne de gerekli bildirimin yapıldığına işaret eden yetkililer, bölgedeki iş yeri sahipleriyle sürücülerden, trafik kurallarına uymalarını ve araçlarını Orman Yolu Otoparkı’na park etmelerini istediler. Gazimağusa Belediye Meclisi’nin aldığı karar doğrultusunda yapılan yeni trafik düzenlemesi 14 Nisan Pazartesi’den itibaren yürürlüğe girecek. Orman Yolu Otoparkı, Gazimağusa’daki diğer tüm otoparklar gibi ücretsiz olarak kullanılabilecek. |
![]()
|
Gazimağusa Belediyesi’nden "Suda Kriz Yönetimi"
(1.04.2008)
|
Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp’ın Su Konusunda Düzenlediği Basın
Toplantısı Metni:
Çağımızın en önemli sıkıntılarının başında hiç kuşkusuz Küresel Isınma ve buna bağlı gelişen sorunlar yer almaktadır. Doğal kaynakların hızla tükenmesi, daha büyük çaplı ve tamiri çok daha güç çevre sorunlarının ortaya çıkışı, küresel ısınmanın insanlık üzerindeki olumsuz etkisini daha da artırmakta ve günlük yaşamı büyük boyutlarda güçleştirmektedir. Küçük bir ada olması nedeniyle de Kıbrıs, kuraklık tehdidinden çağlardır en fazla etkilenen kara parçaları arasında yer almaktadır. Zaten çok az olan doğal su kaynaklarının yağış yetersizliğinden ötürü gereken ölçüde beslenememesi, kullanımdan kaynaklanan yok oluş sürecini hızlandırmakta ve adamızın bütününde başa çıkılması neredeyse olanaksız bir susuzluk yaşanmasına yol açmaktadır. Tüm dünyayı tehdit eden küresel ısınma, ülkemiz koşullarında kendini her şeyden önce susuzlukla göstermektedir. Bu yıl gerçekleşen yağışlar, sürekli tükettiğimiz yeraltı su kaynaklarını beslemenin çok uzağında kalmış, deyim yerindeyse bu kaynaklara ulaşamamıştır. Tek kaynağı yeraltından kuyular aracılığıyla çıkarılarak Güzelyurt’tan gönderilen su olan Gazimağusa’nın ülkemizin susuzlukla en fazla boğuşmak durumunda kalan yerleşim birimi olduğu herkesçe bilinmektedir. Gazimağusa’nın su sorununun, ülkemizdeki genel kuraklık koşulları nedeniyle, bu yıl her zamankinden çok daha ağır bir hale gelmesi kaçınılmaz görülmektedir. Bu nedenle, Gazimağusa Belediyesi’nin sürdürdüğü yeni arayışlar, ve özellikle denizden ters ozmos yöntemi ile su elde etme çabası ne yazık ki çok sıcak geçmesi beklenen 2008 yazının ardından sonuç verebilecektir. Dolayısıyla, Gazimağusa’da bu yaz su, her şeyden çok daha değerli bir hal alacaktır. Bu gerekçelerle, ülkemizde yaşanmakta olan kuraklık koşullarıyla küresel ısınmanın etkilerini göz önünde bulunduran Gazimağusa Belediyesi, denizden su arıtma projesinin hizmete girişine kadar geçecek sürede, radikal bir dizi önlemle, kentte yaşanması kaçınılmaz su sıkıntısını en aza indirgemeye çalışacaktır. Bu önlemlerin bir kısmı Gazimağusa Belediyesi tarafından üstlenilirken, önemli bir kısmı ise, tasarrufa dayalı önlemler olarak, Gazimağusa’daki su tüketicilerinin duyarlı ve sorumlu yaklaşımına gereksinim duymaktadır. Bu çerçevede, Gazimağusa Belediyesi 2008 yılının Kasım ayına kadar su konusunda kentte Kriz Koşullarına Dayalı Uygulama Esasları doğrultusunda hareket etme kararı almıştır: Kriz Koşullarına Dayalı Uygulama Esasları: 1- Gazimağusa Belediyesi, kentteki yeşil alanlarda, parklarda ve diğer peyzaj alanlarındaki tüm yeşillendirme uygulamalarını, su tasarrufu sağlamak amacıyla en az düzeyde yürütecektir. Bu alanların su gereksinimi, sadece kanalizasyon arıtma tesisinden elde edilecek suyla yapılacaktır. 2- Gazimağusa Belediyesi Su işleri Birimi su şebekesinde meydana gelecek arızalara olası en kısa sürede müdahale edebilmek amacıyla, 24 saat görev yapacak Acil Müdahale Ekibi oluşturacaktır. Ekibin 0533 860 19 90 numaralı telefonuna ana şebeke arızaları, günün herhangi bir saatinde, bildirilebilecektir. 3- Borcunu 3 ay boyunca ödemeyen abonelerin su bağlantısı kesilecek. 4- Borcundan ötürü su bağlantısı kesilen aboneler başta olmak üzere, kaçak su kullanımınım engellenmesi amacıyla tüm abonelerin denetlenmesi amacıyla Gazimağusa Belediyesi Zabıta ve Tahsilat Birimleri, Polis destekli olarak 24 saat görev başında olacaktır. 5- Gazimağusa Belediyesi açıklanan periyot boyunca suyun ekonomik ve verimli kullanılmasını teşvik amacıyla bilgilendirici ya da uyarıcı bildiriler dağıtacak. 6- Suyun önemini anlatan ve yaşanan su sıkıntısının en az düzeyde hissedilebilmesini sağlamak amacıyla, kitle iletişim araçlarından da yararlanarak, dinamik bir iletişim kampanyası başlatılacak. Suyun tasarruflu kullanılmasıyla elde edilecek yararı anlatan bilgilere www.magusa.org/mix/tema_su tasarrufu.htm adresinden ulaşılabilir. 7- Denizden su arıtma sistemi, kaliteli suyun çok daha pahalı olarak elde edilebilmesi anlamı taşımaktadır. Bu nedenle, yeraltı kaynaklarına bağımlılığın kalkması için öngörülen hedef zaman olan Ocak 2009’a kadar, suda ekonomik tüketimi bir yaşam alışkanlığına dönüştürecek bilgilendirici ve eğitici çalışmalar gerçekleştirilecek. (Gazimağusa Belediyesi’nin Doğu Akdeniz Üniversitesi ile kurmakta olduğu denizden su arıtma tesisi Ağustos, 2008’de hizmete girecektir. Devlet tarafından kurulacak tesisin de Kasım 2008’de devreye girmesi beklenmektedir.) 8- Yukarıda sıralanan çabaların olumlu sonuç verebilmesi ve başarı sağlanabilmesi için Gazimağusa Halkı’na çok büyük görev düşmektedir. Halkımızın duyarlı davranmasından ve Gazimağusa Belediyesi’nin çalışmalarına destek olmasından en büyük yararı yine Gazimağusa ve Gazimağusa’da yaşayanlar sağlayacaktır. |
![]() |